Pin it

4 Eylül 2014 Perşembe

Le Relais de l'Entrecote


Le Relais de L'Entrecote benim çok methini duyduğum bir restorandı. Aslında bu kadar ünlü olması nedeni ile de denemek istememiştim. Ama S. et yicem de yicem diye beynimizi yiyince aramızda bir vejeteryan olmasına rağmen bir denemeye karar verdik. Sanırım vejeteryanımız dahil herkes bayıldı mekana. :)
Biz tam öğle arası saatine gittik. Zaten 14:30 da kapanıyor mekan biz oho daha vaktimiz var diye 2 de gittik. Aman allahım o ne sıra. Abartmıyorum 1 saat boyunca sırada bekledik. Paris bize nanik yaparak birde yağmur yağdırdı. Yağmurun altında tentelere sığınmaya çalışan fareler gibi bekledik. Adam sürekli geliyor 2 kişi alayım 3 kişi alayım. Biz olmuşuz 5 kişi öyle hemen alır mı? Bekledik de bekledik. Sürekli kendimizle çatıştık değer mi gidelim mi ne yapalım diye. ama pes etmedik o eti yiyeceğiz o kadar! Sonunda azmin zaferi kendimizi içeri attık. 



İçerisi son derece mütevazı azıcık da sıkış tepiş bir lokal restoran. Hiçbir özelliğinin olmaması ve turist de görmemem azıcık içimi rahatlattı. Baya normal yaşayanlar vardı etrafta. Yan masamızda sempatik bir çift köpekleri ile yemek yiyordu. Bize bayağı bir dikkat kesildiler. Sanırım garson ile Fransızca debelenmem çok sempatik geldi. Bizde de olmuyor mu biraz bizim dili konuşmaya çalışsa hemen gardaşım diye nüfusuna alasın gelir. Bunlar nufüsuna alsa koşa koşa giderim ama genel olarak sempatik sempatik baktılar. Adamda Türk olduğumuzu öğrenince bize Türkiye maceralarını anlattı. Kendisi gazeteciymiş. İstanbul dan Halep'e kadar gitmiş. Amca senin ne işin vardı oralarda demeden edemedim açıkcası ama ne hayatlar var. Bizde otun çöpün peşinden gidiyoruz. Bir daha dünyaya gelirsem ortalama bir hayat yaşamayacağım. Marjinal olacağım karar verdim. Muhtemelen de bir İtalyan olurum herhalde. :) Fransızlar çok soğuk canııım :)


Menünüz fiks, sadece tatlı ve şarap için size bir menü geliyor. Ama genelde garson abla burnunun ucu ile bile bakmıyor size. Zaten o kadar kalabalık ki içerisi, öyle öneride bulunayım diyeceği zamanı bile yok. En son benim Fransızca'ma acıdığı için bir iki öneride bulundu ve beni tebrik etti. Öhöm çok iyi konuşuyormuşum :))) 

İlk etapta salatımız geldi. 


Sonrasında ise antrikot'umuz yanına bolca patates kızartması ile beraber masamızı süsledi. Garson abla vejeteryanı duyunca ona da bol bol koydu valla. Porsiyona bakıp iç geçirmeyin. Tam bitti diyip mutsuzluğa başladığınızda önünüze yine bolca et ve bolca patates geliyor. Resmen iki porsiyon et yedik. Muhteşemdi tek kelimeyle. Paris'e gelsem yine gelirim yine gelirim. 


Etin yanında şarap olmazsa olmaz. Ev şarabı istedik ve Relais de L'Entrecoté'nin kendi şarabı geldi. Buda gayet makuldü.


Gelelim tatlıya açıkcası bunun ne olduğunu bilmiyorum. O tatlı çeşitlerinin yanında kaybolmuşken yan masa ne istediyse ondan istedim. Çok muhteşem değildi ama Türkiye de yediğimiz çoğu şeye bin basar. Profiterol da istedik o ise resmen gastroorgasm nesnesiydi bence. Bunuda ikinci teselli ikramiyesi olarak midemize indirdik. 


Dışarıda yağmur yağarken, yorgunlukta bastırmışken Relais de l'Entrecoté size kesinlikle yaşadığınızı hissettirecek bir yer. Yemeğin sonundaki o tatlı keyfi anlatamam size. Birazcık tuzlu ama her lokmasına kesinlikle değdi. Paranızın hakkettiği ve sizi mutlu eden nadir yerlerden biri.

Biz Champs Elysees şubesine gittik. Şuradan lokasyona veya diğer şubelerine bakabilirsiniz. 

Adres: 15 Rue de Marbeuf 

Saatler: 12:00 - 14:30 / 19:00 - 23:30

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder