Pin it

10 Nisan 2014 Perşembe

Palankamış_Kars


Erzurum sonrası durağımız Kars oldu. Otel olarak Toprak otelde kaldık. Küçük, azıcık vasat ama samimi bir oteldi. Çalışanlar çok sempatik. İzmir'li biri kurmuş. Bizim gibi kara hasret insanların buraya gelip otel kurması bir an çok normal göründü:) Yemekleri biraz daha iyileştirebilirler. Ama ana amaç kaymak olduğundan gene burada da otel ile ilgili çok detay veremeyeceğim.
Bence Sarıkamış karı gerçekten çok ayrı. Kristal kar olayı kendini farkettiriyor. Işıl ışıl, pamuk şekeri gibi bir kar burası. Pistlerde gerçekten zorlu bir ara dibim düşüyordu. Ama zor pistlerden bile kaymanın haklı gururunu yaşıyorum. 


Aşağıdaki gördüğünüz harita güncel bir harita değil. Otel de bunun aynısını veriyor ama pistte farklı bir durum var. Genel olarak ben şu sıra ile kaydım.
  •  1 no.lu pistte açılışı yaptım. Orası bir deneme sürüşü oldu. Ama sürekli bir buton ile kendinizi ittirme çabası içinizdesiniz. Biraz ileri seviyeniz var ise buraya hiç girmeyin.
  • 2 no.lu pist kafa dinlemek için ideal, yeşil yeşil takılıyorsunuz. 1-2 yeri ciddi dik ama kalan yerlerde gene buton ile kola abanıyorsunuz. 
  • 3 no.lu yazan pist, merkezde 4 olmuş. Belli bir yerden sonra 5 ile birleşiyor. Burasıda zorlayıcı kesinlikle.
  • 4 no.lu pist kalmamış, orası bir tehlikeli diye kapatmışlar.
  • 5 no.lu pist tam bir dehşet. Ben hayatta çıkamam. Bir iki kişiyi korkup popo üstü kayarken gördüm. Genelde deli deli kayanlar, yani işi bilenler, bir snowboardcular kayıyor. 
  • 6. no.lu pist gene iyi. Ama burada da ciddi dikler var.
  • 7 no.lu pist tam böyle ağaçların arasında dolana dolana inebileceğiniz, kayarken yanınızdaki ile sohbet edilebilinecek, tatlı bir eğime sahip gezme alanı. Dinlenirken kayma olayı için ideal.
  • 8 no.lu pist pistlerin babası bu işte. 5 ten uzun, daha kalabalık, yusuf yusuf. Git git bitmiyor. Ben cesaret edemedim. S. iki kere kaydı.
  • 9 no.lu pist işte buradan kaydığımda Allah'ım yanına geliyorum oldum. Bir ara ağlayacaktım resmen. S.nin gazı ile kaydım diyebilirim. ama bitmiyor. Sürekli sağ sol sağ sol gitmeniz gerekiyor. Diklemesine o yokuşlara inmeyi düşünemiyorum bile.

Ben kaydığım pistleri hesapladığımda yaklaşık 22 km kaydığımı gördüm. Zaten ciddi bir mesafe pistler, buradan bakıldığında çok masum görünüyorlar ama maaalesef öyle değil. 




Damak tadımıza düşkün insanlar olarak buradan çok sevgili Z.ye bir kez daha teşekkür ediyorum. Canım arkadaşım Kars ta yaşıyor. Bizi o ve eşi V. gezdirdi. Kars'ta otel haricinde kaldığımız son akşamda böyle güzel bir sofra hazırlamıştı. Masanın güzelliğini görüyor musunuz. Tüm gün kaydıktan sonra bu masayı görünce ne hissettiğimizi tahmin edersiniz. 


Ayran aşı çorbası.


Esmer bulgur Kars'a özel bir pilavmış. Sadece burada ve yanlış hatırlamıyorsam Meksika da varmış. Yoksa Arjantin miydi? Neyse Kars'a nasıl ulaştığı bilinmiyor :)


Veeeee işte masanın onur konuğu. Ben yaklaşık 2 senedir falan Kars'a gelip işte bunu kaz yemek istiyordum. Çıtır çıtır şunun güzelliğine bakar mısınız. Biraz tuzlu ve hafif sert bir et. Kilosu genel olarak 90-110 tl arasında değişiyormuş . Biz gittiğimizde kazın tam zamanıydı. Kars ta kaz sevmeyen görmedim. Tamamen ayrı bir kültür. İnsanlar kaz mevsimini bekliyor. Kazı kestikten sonra soğukta kurutuyorlar. En azından bana anlatılan öyleydi. Soğukta kuruyan kazlar tüm sene yenebiliyor. Ancak ben bunun yazın yenebilecek bir yemek olduğundan şüpheliyim. Çünkü yağlı ve ağır olduğundan size mide fesadı da geçirtebilir. Zaten yazın kaz bulmak sanırım, kışın karpuz bulmak gibi. 

Kazın yanında midenizi rahatlatmak için bu kızılcık hoşafı içiliyor. Bu yağlı ve tuzlu olan etin hararetini almak için ekşimsi bir tat. Bir nevi komposto. Kurutulmuş kızılcık, su ile yumuşatılıp su ile eritiliyor. Tat vermesi içinde içine damak zevkinize göre  şeker atılıyor. Herkes bayıldı. Bende gelirken aldım. :)

Bu tabaktan yaklaşık 2 tane falan yedim. Unutmadan yanında mutlaka turşu yiyin. Sonrada tüm gece hararetten iki demlik çay için.


 Kars'ta ne yapılır. Güzel bir kahvaltı yapın. O kaymak kesin yenmeli!!! Sonra ortalığı gezin. Vaktiniz var ise kesinlikle Çıldır gölüne gidin. Çıldır gölü belli kışın tamamen donuyor ve üzerinde araba ile drift yapabileceğiniz bir kıvama geliyor. Yan tarafına bir amcam tesis kurmuş. Alabalık kızartıp, at arabası ile sizi gölün üzerinde gezdiriyor.

Bizim kızak aşağıdaki idi. Bizimki biraz sünepeydi ama diğerleri gayet güzeldi. :)


Dilerseniz siz bile sürüyorsunuz kızağı.


Gölün üzerinde ne mi yapılır? Öncelikli olarak buzu kesip alabalık avlayan balıkçıları izleyebilirsiniz.  Bizim gibi şebek resimler çekebilirsiniz. Kar savaşı yapıp, benim gibi beyinize gelen kar toplarının intikamını almak için kendinizi kocanızın önüne atabilirsiniz. :) Burada bol bol ter dökün çünkü, geri dönüşteki restoranda sizi çok sağlam bir alabalık bekliyor. Dilerseniz yanında karlı bir rakı bile içebilirsiniz.


Bizim tatilimiz çok ama çok güzel geçti. Sizin için artık biraz geç olabilir. Ama seneye ilk karı görünce mutlaka değerlendirin. Gelelim ben bu kar tatilinden neler öğrendim;

Her insanın içinde gizli bir yetenek varmış. Benim ki kayakmış.
  • Erzurum'un meşhur kadayıf sarması muhteşem birşeymiş.
  • Erzurum evleri o kadar güzelmiş ki, insanların orada yaşadığına inanası gelmiyormuş insanın. 
  • Ailenize ve dostlarınıza oltu taşından küpe ve yüzük alırsanız herkesin gözbebeği oluyormuşsunuz.
  • Kars'ın kristal karının yeri apayrıymış.
  • Çıldır gölünün alabalığı 10 numaraymış. 
  • O kızağı sürmek inanılmaz keyifliymiş. 
  • Kars ta kaz yemeden dönülmemesi gerekliymiş.

Herşey iyiydi de o son budu yemicektim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder