Pin it

14 Nisan 2014 Pazartesi

Mobilya almadan önce şu 5 öneriye bir bak!

http://kimtimmerman.com/circus/
Şimdi mobilya alışverişi deyince benim yarayan bir kanama parmak bastın. Bu durumun suçlusu kimse değil beni yanlış anlamayın. Bu konuda tüm kabahat ben ve benim zevksizliğimdir. Zevksizlik derken kastim mobilya için herhangi bir fikrimin olmaması yani.

Bu zamana kadar aman çocum sen ders çalış, aman çocum dizimin dibinde otur, aman şehir dışında okuma burda dur diye diye ne oldu? Kaldık böyle sünepe işte. Ne evden anlarım ne mobilya zevkinden. Yok camları gazeteyle silmek lazım, çok tuzlu yemeğe patates atmak lazım diye iki kişi konuşsa, ben direk ağız açık böne bağlıyorum.




Neyse efenim 25 yaşında tam çıtırlığımın en üst zamanında evlenmiş bir insan olarak ve elinide hiç öyle ev işi mobilya dikiş nakış olayına sokmadığımdan benim mobilya zevkim hiç oluşmadı.
Paşa paşa bir cumartesi Karabağlar'a  gittim, aralarından en hoşuma gideni aldım ve çıktım. Bu kadar... Şu an çok şükür evim çirkin denemez ama ben mutlu değilim. Bu nedenle evde vakit geçirmekten nefret ediyorum. Evim için hiçbirşey yapmak istemiyorum.

Siz siz olun benim durumuma düşmeyin. Bu nedenle size 5 adet önerim var;

1. Zevkinizi bilin: Şimdi mobilya işi doğruyu söyleyim zevk işi. Herkes kendi içinde bir cevher yattığını düşünür ama itiraf edin çok azımızda bu yetenek var. Ama bu ev sizin eviniz, ya suyun akışına kendinizi bırakın ve aman canım benim için önemli değil diyip, en popüler ve en uygun olan şeyi seçersiniz. Yada önce kendinizi tanır ona göre en çok bunu seviyorum diye istediğinizin peşinden gidersiniz. Şimdi seç bakalım.

Burnumdan kıl aldırmam diyen Avangard mısın?

http://www.atalarmobilya.com/avangarde/

Kır hayatı aslında bana göre diyen Country/Rustik misin?


Ne varsa bugünlerde var "brother" diyen Modern misiniz?

http://www.dogtas.com/

Uslanmaz bir Romantik misin? 


Ben anı yaşarım biraz o biraz bu diyen Marjinaller den misin?


2. Kaliteni seç: Kabul edelim mobilya almanın milyon tane seçeneği var. Ben değişimi severim benim için kalite ikinci plandadır, istediğim zaman gönül rahatlığı ile değişiklik yapmak istiyorum diyen biriysen dostum sen sen ol marangozlardan uzak dur. Senin masiv ahşap masalarla asla işin yok. İşçiliği tonla para eden o ağır ve detaylı mobilyalara iki dakika dönüp bakma bile. İkinci gün sonra sıkılacağın şeye bu kadar para vermene ne gerek var? Ama dersen ki benim için her zaman kalite önemli. Zaten zevkimde oturmuş, ben kaliteli almak istiyorum ve uzun yıllar kullanacağım diyorsan, o zaman boynumuz kıldan ince. Marangoza veya o adını almış gitmiş mobilyacılara önden buyur. Ben mesela ilk seçeneğim. Benim için mobilya çok kaliteli olmasın, ben üstünde tepineceğim zaten, bu kadar para niye vereyim diyenlerdenim. Ama gittim ikinci seçenekten mobilya aldım o ayrı mesele. Şu an taş gibi sittin sene başına birşey gelmeyecek mobilyalara ve sıkılgan bir bünyeye sahibim. Bu nedenle sana en önemli önerim benim gibiysen mobilyaya o kadar para harcama, kalitesi daha düşük ama hoşuna giden birşey al. Atmak istersen de kıyamıyorsun yoksa.


3. Rengi bul: Eskiden bu kadar renkli değildi hayat. Her yer ceviz veya sıkıcı kahverengilerle doluydu. Mobilya ağaçtır psikolojisi ile çoğumuzun çocukluğu o karanlık, kasvetli ve eşşek ölüsü koltuklarda geçti. Artık öyle değil. İstediğin gibi siyah beyaz lakeleri bulup, pembenin ve kırmızının envayi tonunda istediğin kadar mobilya bulabilirsiniz. Ama renklerden korkma ve onlara kucak aç. Evinde sarı bir koltuğun sana ne kadar enerji vereceğine, fuşya bir pufa ayağını uzatmanın keyfini düşün. 


4.Ah o duvarlar vay o duvarlar: Ne hikmetse gitmiş bir kese kağıdı, sahra beji, vanilya çiçeği duvarlar. Allah aşkına her sene Pantone bile milyon tane renk çıkarıyor. Sen daha hala  bu renklere niye takılıyorsun. Gözünü aç biraz,farklı renkleri dene, vik vik ben klasik severim temiz dursun yeter deme. Bir duvarında yapacağın küçük bir değişiklik bile sana ve evine ne kadar hava katacak. Romantik misin? Bir duvarını bir ton koyup pembe yap mesela. Avangard isen bir duvarını kağıt kapla içine de damask deseni koy. Marjinal isen şu ara Navy blue çok moda, beyaz mobilyalarının arkasında bir denizci mavisi şahane olmaz mı? Açık fikirli ol ve kurtul o sıkıcı, boğucu kişiliksiz renklerden. Mobilyadan buraya neden geldik deme mobilyanı en çok gösterecek şey bu. 



5. Acele etme: Benim gibi iki haftada mobilya aldım öhöm diyip düğüne kadar yapılacaklar listeden bir tık atmanın mutluluğunu yaşama. Benim gibi hayatına tik atmış olursun. Yeni evli/yeni taşınan kimseye ilk hafta 12 kişilik misafir gelmeyecek, gelecekse de gelmesin söyle, ayıp değil. İçine sindir ne alacaksan. Mutfak masan yok ise salon masan var onda ye. Koltuğun yok ise oturma odan vardır, oda yoksa kutu vardır açılan kapanan sandalye vardı hiçbir şey yok ise yatağın vardır. Hop hop hop herşey tam olsun diye bu kadar koşturmak neden. Sen evini seçiyorsun, pazardan bir kilo domates değil. Bir sakin ol ve emin olmadan içine sinmeden birşey yapma. Boru değil bu tonla para veriyorsun. Bak buraya tecrübe konuşuyor.

Eğerki bunları yapmazsanız;
Mobilyazedeler kulübüne hoşgeldiniz, ben P.  
Bir mobilyazedeyim ve bunun tüm suçlusu benim. 

Ama hemen ağlamayın, her zaman bir çözüm vardır. İki fırça darbesine, anneye giden koli koli tabaklara ve yazlığa giden bir iki masa ile gene ucundan köşesinden kendinizi bulabilirsiniz. :) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder