Pin it

24 Eylül 2013 Salı

Moskova - St. Petersburg arası - yolculuk mu eziyeti mi?


Bizim için Moskova-St Petersburg arası yolculuk tam bir eziyet hikayesiydi. Rusya'yı normal bir Avrupa şehri gibi düşünmekle aslında hatayı biz ettik. Zannerdisiniz ki herkes İngilizce bilir ve yolunuzu bulursunuz. Her saata her yere tren bulunur. 

Moskova - Petersburg ziyaretimiz tam olarak 4 gün sürecek diye planlamıştık. 2. günün akşamında Moskova dan Petersburg'a trenle geçeriz, trende kalır, hem seyahat eder hemde otel parasından yırtarız diye düşünmüştük. Bi uyanık bizi zaten yani... Normalde her şeyi planlayan biz, tam olarak Moskova da ne kadar kalırız kestiremediğimizden bilet alma işini Moskova'ya gelince yapmaya karar verdik. Nasıl olsa sürekli tren olur demi?
İlk dumuru Moskova'ya gelip İngilizce bilen adam bulamamız ile başladı. Tren bileti alacağız ama nereden? İngilizce soruyoruz ama cevap alamıyoruz. En son kendi aramızda sıçtık şimdi napacaz yav derken, "abicim Türk müsünüz vahaaa yahooo" modunda Kırgız'lar ile karşılaşarak durumu çözdük. Sağolsunlar bizi tren istasyonuna götürdüler. 

Gelelim ikinci dumura, bunu da tren istasyonunda kiril alfabesinden başka hiç birşey görmeyince anladık. İngilizce veya benzeri hiç bir harf yok. Vezne nedir, nasıl bilet alınır bilmiyoruz. Güvenlik ve veznedarların hiçbiri İngilizce bilmiyor.

Burada napacaz diye kendi aramızda konuşurken, biri yanaştı yanımıza. Türk müsünüz yardım edeyim diye... Türkçe!!! Ona durumu anlatık. Beyfendinin Rus kız arkadaşı Türkçe ve İngilizce biliyordu. O halimizi anlattı veznedara. 

Üçüncü dumur buradaydı. Hiç bilet kalmamış, istersek yaklaşık 2.000 TL'ye birinci sınıf biletler varmış onunla gidebilirmişiz. Yok artık ne yapacaz derken kız bize internetten bilet almayı önerdi, otel yardımcı olur dedi. 

İyi dedik, bin bir teşekkürler ile oteli bulalım bari diye aramızda konuşuyorduk. Adam taksi çağırayım size dedi, bizde canımıza minnet olur dedik. Yola gitti kolunu havaya kaldırdı. Anında bir araba durdu. İçinden inen gene Özbek-Tacik-Kırgız döngüsünden biri... Meğersem korsan taksiymiş. Rusya da bizim Türki Cumhuriyetler den gelenler malesef ikinci sınıf vatandaş muamalesi gördüğünden araçları ile korsan taksicilik yapıyorlarmış.

Taksiye ihtiyacınız var mı, yolun kenarına gidin kolunuzu kaldırın. Anında bir araç duracaktır. İyi bir pazarlık ile otelinize kadar götürülürsünüz. Ayrıca çok da hoşsohbetler. Mendebur Rus'lardan görmediğiniz samimiyeti görürsünüz. 

Bunu bir kaç kere özellikle denedik, S.ye durmaz boşuna deneme dediğimiz kaç kere bir Özbek veya Tacik yolda durup bizi arabasına aldı :)

Neyse konumuza dönelim. Zar zor kendimizi otele attık. Yol boyunca arabada çalan Mustafa Sandal şarkıları ile eğlendiğimizi de eklemek isterim :)

Oteldeki resepsiyonist kıza derdimizi anlattık. Bunlar da hayatında hiç trene binmedi mi nedir kız ben ilk kez bu siteyi kullanıyorum bilmem ne diyerek yaklaşık 10 kişiye nasıl rezervasyon yapılacağını sordu.

En sonunda gece 2 de bir bilet bulabildik. Biz ısrarla ikinci sınıf bilet aldın demi diyoruz. Kız evet 2. sınıf bu bilet, çarşaf herşeyi aldım merak etmeyin diyor. Ben biletin üzerinde 3. sınıf yazısı görüyorum. Yo yoo ben hallettim diyor kız.

İyi dedik ama içimizde inanılmaz bir şüphe ile tren istasyonuna 3 saat önce geldik. Nolur nolmaz dedik, zaten gecenin o saatine kadar sokakta napacağız. Tren istasyonu leş gibi bir yer. Zorla bir kafe bulduk, onda da garson sürekli başımızda bişi için bişi için diye...

Neyse biz hala başka bilet bulur muyuz umudu ile etrafta dolanıyoruz. Türk başkalarını bulduk onlara sorduk. Ben hep öyle seyahat ediyor, yok problem şeklinde cevaplar ile Allah'ım sen büyüksün dedik ve tren'e geldik. 

Bir de geç kaldık mı? Trene istasyonuna 3 saat erken gidip geç kalan bir biz varızdır sanırım. 3. sınıf olduğumuzdan trenin en başına koymuşlar bizi. Koş koş bulamadık treni. En son herhalde budur diye attık kendimizi bir yere... 

Bir kompartıman ki düşünün hiç özel hayat yok, kapısız, tuvaletin yanında, sabaha kadar çişe giden  insanların gürültüsü ve bilimum gaz sesleri ile uykusuz geçen bir gece. Karşınızda tanımadığınız kişiler yatıyor, sürekli bir ürkek ve tedirgin uyku. Veee horul horul uyuyan bir koca...

Kız çarşaf yastık aldım dediğide, yatakların üzerine bir yorgan, bir battaniye, çarşaf ve yastık vardı. Onları millet ne yapıyor diye baka baka serdik. 

Daha da bir şey demeyim siz bakın...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder