Pin it

10 Eylül 2013 Salı

Acemi motorcunun ilk gezisi - Bodrum



Orda bir motor var uzakta.. İşte o motor ben değilim. Ben resmi çeken motorodayım :) Çok uzun zamandır motor alsak mı almasak mı, alsak ne olur diyip duruyorduk. Sonra aman bir daha mı gelecez dünyaya diyip gözümüzü karartık ve aldık. Bence verilebilecek en güzel kararı vermişiz. Çünkü çok ayrı bir kültür ve haz bu...


İlk uzun mesafeli motor yolculuğumuzu da Zafer bayramında yararlanarak Bodrum'a yapmaya karar verdik.

Söke ve Milas da kısa molalar ile yolculuğumuzu tamamladık.




Güzelim deniz manzarasında iki dakka durayım diyince bu rezillikle karşılaşıyorsunuz. Belediyelere duyurulur.




Bizim uygun fiyatlı olmasını istediğimiz tatillerimizden biriydi. Bu nedene lüks otelden ziyade apart otelde kahvaltısız olarak kaldık. Ayrıca Bitez de kalmayı tercih ettik. 

Kaldığımız apart otelin aynı zamanda normal otel versiyonuda var. Bence muhteşem bir seçimdi. Herkese burayı tavsiye ediyorum. Yemyeşil, tertemiz bir otel.

Denize yürüyerek yaklaşık 1 dk. Otelin kendi sahilde kafesi ve şezlongları var. Otelde kalanların sahildeki kafeden %10 indirimi de bulunuyor. 

Otel çok güzel ve ağaçların arasında bir havuzu var. Biz 5 kişi aynı odada kaldık. İki gece için 300 tl fiyat ödedik. Kişi başı 30 Tl.ye denk geliyor. 




İlk günümüz bu güzel ortamda dinlenmek oldu. Akşamına da Bitez'in meşhur Bağarası Restorant'ına gittik. Burası ile ilgili detaylı postum sonra gelecek.

Ertesi gün Bodrum'u bir turlamak istedik. Önce Çökertme koyuna gittik. Buda başlı başına maceraydı. :)

Sonra burnu Torba- Göltürkbükü - Gündoğan - Yalıkavak-Gümüşlük şeklinde motorla gezdik.  160 km civarı bir yoldan bahsediyorum. Çok yorucu ama çok keyfili bir tur oldu. Hele motor ile denizin kenarından rüzgarı ve güneşi hissederek gitmek nefisti.


Bu güzelim koy ne olacak biliyor musunuz? Ağaoğlu'nun sevgili otellerinden biri kondurulacak. Zaten halka açık bir deniz bırakırsanız kaşınırsınız. Milletin malını millete peşkek çekin siz!!!



Hep Türkbüküne gitmek istemiştim. Ben gidene kadar Göltürkbükü olmuş kendisi. Bu kadar basit hayal etmiyordum. Daha janjanlı olur diye ummuştum. Ünlü görür müyüz diye bakındım etrafa :)

Sonunda Zuhal Olcay'ı gördüm. Tanışmamızı böyle hayal etmemiştim. Sevmeye kalktığım bir köpek, kaskımdan korkup bana hırlayınca tanıştık :)




Duyduğum kadarı ile bu köprü halk tarafı ile avam kamarasını birbirinden ayırıyormuş. Doğruda köprü öncesinde halk plajı köprü sonrasında beach clublar var.


Ve ne alaka ki ördekler :)


Yolda devam... Gündoğan...



Yalıkavak vs...



Ve o meşhur Gümüşlük... Favorim burasıydı...


El işi çarşısında orijinal şeyler bulabilirsiniz.



Tarihi adada kazı çalışmaları yürütülüyor. Taşların üzerinden gidip adaya ulaşabilirsiniz.



Bodrum gecesinde barlar sokağı bomboştu. Bodrum sezonu kapamış sanki... Bizde sokaklarda dolandık.


Meşhur bodrum sandaletleri el yapımı deriler 110 TL civarında değişiyor.


Ertesi gün sabah eve dönüş öncesinde Bodrum kalesini gezmek üzere merkeze geldik.



Kahvaltımızı kaleye gelmeden önce köşede kahveye benzer Denizciler Derneği kafesinde yaptım. Çok lezzetli simitleri var. Akşam yemeği de yiyebilir, biranızı rahat rahat içebilirsiniz. Pahalı restoranalara alternatif ucuz çözümler...


Bodrum müzesi girişi... Müze kartı mutlak alınız efendim. Müzeye giriş 20 TL, müze kartı 30 TL...

Ayrıca maximum kartı sahipleri için yeni bir kampanya var. Maximum kartınız müze kartı işi görüyor. Kart post cihazından geçiriyorsunuz ve ücretsiz giriyorsunuz. Sonrasında bir ay boyunca girdiğiniz tüm müzelerde ücretsiz. Bir ay sonrasında gene müze karta ihtiyacınız oluyor. Ama çok müze gezmiyorsanız, kırk yılında başında gezeceğinizde de maximum kart bir işe yarar. 


Müzede bazı sergiler öğlen 12:00-13:00 arası kapalı oluyor. Kaleyi gezebilir ama bu sergileri gezemezsiniz. Buna dikkat edin. Cam müzesi, batık, sikkeler ve Karya'lı prenses sergisi kapananlar arasında...


Su altı arkeolojisini canlandırmışlar.


Eski sikkeler ve mücevherlerin sergilendiği sikkeler sergisinde, bir köle ve bir askerin aylık ve yıllık kazancı aynı. Kölelik bitsede nedense bunda tanıdık birşeyler var gibi...




Kaleden Bodrum manzarası...


Batıktan çıkarılanlar..



Kalenin avlusu...


Eskiden Bodrum neden bu kadar popüler anlamazdım. Fazla şişiriliyor zannederdim. 

Ama o denizi görünce, o tarihi hissedince insan nedenini anlıyor. Sosyetenin amacı bu değil tabi benim bahsettiğim senin benim gibi insanlar.

Herkesin içindeki o kaçıp gitme, denizi güneşi hissetme ihtiyacına birebir Bodrum.

Tabi turist sezonu kapanınca gidilmesini tavsiye ederim :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder