Pin it

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Bozcaada

Biliyorum aslında son postumda ipucunu verdiğim İngiltere'yi paylaşmam lazım ama, fotoğraf vs düzenlemesi nedeni ile şimdilik güzel Bozcada dan devam edeceğiz... :)

Bozcaada özellikle İstanbul'lular arasında yakınlığı sayesinde popüler bir mekan. Bizde ne var burada bakalım diye bir ziyaret etmek istedik. Manisa dan 4.30 saatte vapura yetiştik diyebilirim size. Yanlız yol boyunca hızınıza dikkat edin. Yoksa bizim gibi gezici radar kurbanı olabilirsiniz. 

Yol üzerinde muhteşem bir manzaralı kahvaltı yapabilirsiniz. Malesef kahlvaltıda bir numara yok. Anlamadığım şey ise bu kadar güzel bir manzaran var bu kadar dandik bir menü niye olur. Kahvaltı geç geldi, öyle aman aman lezzetli birşeyde yemedik. 

Çalışma hayatından bezmenin sonucunda yeni yeni ortaya çıkan girişimci ruhum, bu tip yerler için planlar yapıyor bakalım...






Altınova dan sonra yol üzerinde  zeytin ve zeytinyağcıları görebilirsiniz. Biz bunların tam karşısındaki kafe de kahvaltı yaptık.


Feribota zar zor yetiştikten sonra çok şükür tatil başladı :) Feribotun adı Alınteri 17 :)




Öncelikle size otelden bahsetmek istiyorum. Ataol tatil çiftliğinde bungalov evlerde kaldık. Yok böyle güzel bir yer. Çimlerin ve palmiyelerin içinde tahtadan minyatür evler. Çok huzur verici ve sakin bir yerdi. İstediğimiz gibi yayıldık, çimenlerde zıpladık, hopladık. Hele çocuk var ise kesin bayılacaktır. Bizim minik yeğen resmen çıldırdı. Çimlerle oynadı, karıncalara baktı, resmen çocuk doğa ile tanıştı.

Havuz ise sonradan konma protatif birşey, insanın yazlığı olsa alır koyar hemen o kadar pratik. Ayrıca dibinizde denizi var, otel sahipleri ücretsiz şemsiye ve şezlong hakkına sahip.  Merkeze arabayla 5 dk, Corvus şarapları yürüyüş mesafesinde. Bozcaada'ya giderseniz mutlaka burada kalın bence... Ay o kadar övdüm ki duyanda reklam yapıyor sanır :)







Bozcada nın meşhur Ayazma plajı... Geldiğimiz gün öğleden sonra uğradık. Şezlonglar paralı malesef, yanlış hatırlamıyorsam 10 TL. Bozcaada da bir akıntı var bu nedenle su çooook soğuk... Ama tertemiz bir deniz var.



Ada da şöyle bir turlayın derim. Özellikle şarap bağları ve bağ evleri görülmeye değer. İnsan kendini İspanyol filmlerinde hissediyor. Kocaman bağ ve azametli bir bağ evi bağın başında duruyor.


Bozcaadanın diğer bir geleneği rüzgar santarlinin oraya gelip etrafa bakınmak gün batarken şarap içmek vs... 17 tane rüzgar gülü var. Bu arad Bozcaada'lılar 17 numarasını çok seviyor. Adada 17 rüzgar gülü var.




Manzara muhteşem demiştim.



Eskiden Bozcadanın ortasından bir dere geçermiş. Bu da Rum-Türk evleri diye ikiye ayırmış kasabayı. Direk farkedersiniz zaten hangi alandasınız. Eski Rum evlerinin daha derli toplu birazda alımlı...






Taş sokaklarda gezinin, evlere bakının, çiçekleri koklayın... Acıkınca Rum mahallesindeki restoranlara gidiniz efenim.





Bozcaada da pek çok el işi işlerin satıldığı, özel butiklerde bulabilirsiniz. Bozcada rehberi die bir siteleri var. Buradan bökgenin özel dükkanlarını gezebilirsiniz. 

Bozcaada özellikle şarapları ile meşhur. Bu nedenle şarap severlerin uğrak mekanı haline gelmiş zamanla. 

Ermeni mahallesinde gezerken Şarap Takıları dükkanına girmeyi unutmayın. Bir sürü küçük incik boncuğun yanında, şarap mantarı, dökücüleri ihtiyacınız ne var ise alabilirsiniz. Alt katta cam şişeler yapmışlar. Ben ayrıca kilden ibrikleri beğendim ama gocam aldırmadı. Siz benim yerime alın, içimde kaldı... 





Buraya gelmişken mutlaka yapmanız gereken şey ise reçel almak!!! Biz meşhur Salto Reçellerinden almadık, yolun üzerindeki satanlardan aldık daha ev işidir diye ama doğruluğunu bilmiyorum artık... Özellikle domates ve dut reçeli diyorlar. Ben hepsinden aldım, birde üstüne gelincik ve nane reçeli aldım. Nane reçeli hiç görmemiştim. Domates pek birşeye benzemiyor ama dut gayet güzel. Naneye gelemedim henüz... :)

Hani yemek, hani şarap diyenleri bir sonraki Bozcaada postuma davet ediyorum. Aldığım şarapları görünce gözleriniz yerinde pörtleyecek...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder