Pin it

23 Temmuz 2013 Salı

Palermo

Cefalu sonrasında tekrar yola düşerek Palermo'ya ulaştık. Kaldığımız otel "Cult 'N' Sea - La Casetta Dell'Artista" adında sahile yakın merkezi sayılabilecek, oldukça ucuz bir otel.

Otel'in resimlerini incelerseniz IKEA evimizin herşeyi modunu görebilirsiniz. Otel sahibesi Signora gerçekten tatlı bir kadın. Yanlız otelin tek kötü tarafı asansörünün olması. Ama valizleriniz için İtalyan aklına güvenebilirsiniz. Signora balkonuna gördüğünüz vinci asmış. O çengeli indiriyor. Siz valizi çengele takıyorsunuz. O valiz tam 5 kat yukarı çıkıyor ve balkondan alıyorsunuz :) Şaka gibiydi, yarıldık gülmekten :)

Ayrıca otelde dikkat edilmesi gereken en büyük nokta banyoların ortak olması ve odanızda klima olup olmadığınız dikkat etmeniz. Çünkü vantilatöre de klima muamalesi yapıyorlar. 





Otelimiz limana çok yakın bir yerdeydi. Yerleştikten sonra yürüyüşe çıktık.




Ertesi günkü şehir turumuz öncesinde şehri hızlıca bir görmek istedik. I Quattro Canti meydanında dururken bu aşağıdaki tut-tut cu arkadaş yanımıza geldi. Sıfır İngilizcesi ama heyecanlı İtalyancası ile bize şehir turu yaptırabileceğini anlattı. 100 eur dan başlayarak pazarlıkla 60 eur yarım saatlik bir tur yaptık.

Hayatımda hiç bu kadar güldüğümü ve eğlendiğimi hatırlamıyorum. Süper neşeli arkadaşla ve mavi tut-tut'u ile bizi tüm şehri tüm arkadaşlarına bağıra bağıra selam vererek el kol sallayarak gezdirdi. Balıkçı restoranlarını, Sicilya'nın en büyük mafya babasının evini gösterdi ve tüm arkadaşları ile tanıştırdı. Birde güzel resim çektirdik ve vedalaştık. :)

Kendisine bizi şehrin kalabalık bir yerine götürmesini istedi ki oda Massimo tiyatrosunun önünde indirdi. Tiyatronun tam karşısında sönük kafelerin bulunduğu küçük bir meydan var. Burada Sicilya usulu ekmek arası dondurma yedik. Bence kötüydü...



Ertesi sabah Palermo'yu gün yüzü bile görmeye karar verdik. Signora'nın kendi hazırladığı bol kalorili pastaları ile yaptığımız kahvaltı sonrasında tura başladık. Dünya savaşında zarar görmüş evleri ve biraz pasaklı yapısı ile doğruyu söylemek gerekirse ben hiç sevemedim bu Palermo'yu. Çok sıkıcı, hiç tekin gelmeyen sokaklara sahip bir şehir. 




600 yıllık manolya ağacının gölgesinde dinlendikten sonra, Palermo'nun meşhur balık pazarına gitmeye karar verdik.



Yerel pazarları hep sevmişimdir. Ülkeye özgü garip sebzeleri görebilirsiniz ve o ülkede özgü değişik lezzetleri tadabilirsiniz.




Bunlar artık sümüklü böcek, kabuklu fln ne derseniz. Her yerde devasa çuvallarla satılıyor.









Bu kadar meyve, sebzeye bakarak karnımız tabiki acıktı. Arabayı park ettiğimzi yerde gördüğümzü bir zenci arkadaş bize pazarın sonunda sağ köşede yer alan salaş lokantayı tavsiye etti.

Bir sürü antipasti ve deniz ürününe sahip restoran ve sizin önce gözünüzü sonra midenizi doyuracak bir yer. Adı bile yazmıyor lokantada pazarın dibinde masa örtüleri görüdüğünüz yere oturun.




Karışık deniz ürünü tabağı yedim.


S. ise şişte Fener balığı yedi. 



Palermo'da yapacak birşey bulamadığımızdan Gezi kitabında Palermo'ya yakın olan Monreal diye bahsedilen kasabaya gitmeye karar verdik. Monreal kathedrali ile meşhur bir kasaba, ama sadece o kadar. Çok istiyorsanız kathedrali gezmek gidebilirsiniz ancak daha fazlasını beklemek yanlış olur. Planlarınızı maksimum 45 dk geçirecek kadar ayarlayın. 

Kathedralin çok ihtişamlı olduğunu ayrıca bildirmek isterim.





Tatlılarımızda yedik bu arada :) 


Sonrasında günü geçirmek için ve sıcak havadan muzdarip olmamızdan dolayı Mondello kasabasına gittik. Burası küçük bir yazlık mekan. Hiç resim çekmemişiz ama güzel denize ve kumsala sahip bir şehir. Yüzüp, kumlarda uyuyarak günü geçirebilirsiniz. 


Gelelim bomba havadisime... Palermo-Napoli arasında giden arabalı gemiler olduğunu biliyor muydunuz? Palermo - Napoli arası uzun bir yolumuz olduğundan ve gün kaybetmek istemediğimizden dönüş yolu olarak bu gemileri araştırdık. Bu şekilde araba sürme yorgunluğundan, otel parasından ve gün kaybetmekten kurtulmuş olduk. Akşam üstü biniyorsunuz, ertesi sabah hop Napoli desiniz. Bence tatilin en keyifli kısmında birisiydi bu.

Mondello da geçirilen bir günden sonra doğrudan limana gittik. Biz arabalı ve yataklı küçük bir feribot beklerken devasa bir gemi çıktı karşımıza... 10 katlı gemide ilk 5 kat arabaların yeri, sonrasında ise kamaralar bulunuyor. Her katta bir eğlence alanı var. Yemek yiyebilir, piyanist şantör amcalar ile eğlenebilirsiniz. 



Biz Snav Lazio gemisini tercih ettik. Akşam 17.30 civarında gemiye girdik. Sabah 6 da Napoli ye ulaştık. 




Özel banyosu olan 4 kişilik odalarda saadet ve mutluluk dolu bir gece geçirdik :)



Hoşçakal Palermo :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder