Pin it

7 Temmuz 2013 Pazar

Ankara

Küçük bir çılgınlık yapıp geçen hafta sadece haftasonu için İzmir'den Ankara'ya gittik. Asıl amacımız arkadaşlarımızın ODTÜ mezunlar gününü kutlamaktı. sonrasında gitmişken son zamanlarda ziyaret edilmesi dahada anlama kazanan bir yere görmek istedim, ANITKABİR... Tapınağınızı da yıkarız diye böğüren yobazlara inat....




İlk etapta arabalardan indirip güvenlikten geçirdiler ve araçları aradılar.



Anıtkabir'e girmeden önce Aslanlı yolun başında sağ ve solda bazı salonlar var. Soldaki salonda Anıtkabir'in yapıldığı malzemeleri anlatıyordu. Hepsi Türkiye den çıkarılan traverten ve mermerlerden yapılmış.


Meşhur Aslanlı Yol'un başında yer alan heykeller.



Ve o meşhur Aslanlı Yol...



Açıkcası görür görmez tüylerim diken diken oldu. Dünyada bazı yerler vardır. Hani enerji potansiyeli yüksektir. bu enerji diğer yerlerden onu ayırır, farklı anlamlar yükler . İşte burasıda öyle bir yer... Bazen o kadar kızıyorum ki kıymet bilmeyenlere keşke diyorum Kurtuluş savaşı olmasaydı bu yobazlar hakettiklerini bulsaydı o zaman bunun gibi boş beleş konuşabilirler miydi. Biz ne ara bu kadar cahil olduk???






Zafer kulesinde yer alan Atatürk'ün cenazesinin başında bulunan top aracı...





Ah Atam düşman içimizde...

 İsmet İnönü de Anıtkabir de Ata'ya eşlik ediyor.


Atatürk'ün makam aracı



Bu sıcağın altında sağ ve solda bekleyen askerleri gördünüz mü?


Atam işte burada yatıyor. Kabir odası daha altta biliyorum ama insanın tüyleri diken diken oluyor. bu lahit'i görünce ne yapacağımı bilemedim. Güldüm, ağladım, sonra başladım olanları anlatmaya. Şikayet ettim herkesi ama sonra sustum. Atam görüyor zaten her şeyi, yattığı yerde huzurlu değil biliyorum... Onu daha fazla rahatsız etmek istemedim. İçime akıttım gözyaşlarımı ve teşekkür ettim ona. Bu vatanı biz gençlere emanet ettiği için, bizi kurtardığı, eğittiği ve sevdiği için teşekkür ettim. 



Sanki bu günleri görüşmüş gibi ölmeden önce Türk Ordusu'na mesaj bırakmış. Ordu kalmadı bile şu an...


Sonrasında Ankara kalesine çıkmaya karar verdik. Ankara kalesine giderken yolda Sümer Holding binasını gördüm. Annem'in tüm hayatı Sümer Holding'te geçti. Bizim ailemizde çok değerlidir...


Atatürk'ün ilk açtığı İş Bankası...


Ankara kalesinin girişi bu şekilde. Biz kalenin içindense dışında daha fazla vakit geçirdik.




Kalenin tam karşısında Divan otel var. Eski bir Handan bozma olan otelin içine bir göz attık.






Divan otel'in hemen yanında Zeytinhane'yi bulabilirsiniz. Burada zeytin, zeytinyağı ve zeytin ağacından yapılmış malzemeleri bulabilirsiniz. Ben kendime zeytin ağacından bir sabunluk aldım. Dükkan sahibide çok ince düşünerek bize bir zeytin sabunu verdi. 






Devamında Çengel hanı bulabilirsiniz. burasıKoç ailesi için büyük önem taşıyan bir yer Vehbi Koç ilk çalışma hayatına burada babasının dükkanında başlamış. Oğlu da  sonrasında tüm bu hanı satın alarak müze haline getirmiş. İçinde her Koç müzesinde olduğu gibi insanın ağzını açık bırakan şeyler var. koç ailesine geçmişi ayakta tutup bize sunduğu için teşekkür etmek lazım. Giriş 5 Tl ydi sanırım. İçinde yok yok...











Bu iş başı yapma saati: Eskiden Sümer Holding te de vardı. Üstten iş kartınızı yerine koyuyorsunuz kolu basınca giriş saatiniz karta işleniyor.









Kalenin etrafındaki sokaklarda bir sürü eskici ve antikacı bulabilirsiniz.



Bizi getiren taksicinin önerdiği Köfteci Dursun Usta'ya girdik. Döner istedik. Tadı fena değildi ama fiyatı duyunca ben direk kaldım. Tek porsiyoın 13 TL...



Sonrasında Tomalı HYilmi'ye gittik. Tomamızı gördük.



Kuğulu Park direnişin merkezi :)




Ankara Ankara güzel Ankara seni görmek ister her bahtı kara....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder