Pin it

27 Haziran 2013 Perşembe

Roma

Bloğumuz yeni yazısı dizisini sizlere sunmaktan guru ve mutluluk duyar. Günay İtalya tatili...

Önümüzdeki günlerde S. ile ve çok sevgili arkadaşlarımız ile yaptığımız turumuzu size anlatacağım. Geçen sene yazın rüya gibi bir tatil geçirdik. Kiraladığımız araba ile belirlediğim rotada üzerinde İtalya'nın tadına vardık. Umarım bunun gibi bir tatil planlayanlara yardımcım olabilirim.

İlk etapta turumuz her maceranın başladığı gibi Roma'da başlıyor. Havaalanına indiğimizde ilk etapta trene binerek Termini tren istasyonuna gitmek istemiştik. Ancak istasyonu bulmakta zorlanmamız ile bize orada çalışan görevlililerin VIP servisi önerdi. Gerçekten büyükçene dolmuş benzeri bir arabay doluşup 20 eur gibi rakama otelimizin önüne kadar bizi bıraktılar. Bu youlu denemenizi mutlaka tavsiye ederim. 

Termini istasyonuna çok yakın eski bir otel kiraladık. Fiyatı çok uygundu ancak tabikide lüksten çok uzak bir otel. Banyosu içinde olmasına dua ettik öyle diyebilirim. Ancak geceden gece yatmaya girdiğin için çokda önemli değildi bizim için. 

Roma'ya daha önce birkaç kere gelme şansım oldu. Bu benim 3. seferim ve uzun kaldığım bir dönem oldu.  Bu nedenle bir italyan gibi Roma'yı yaşamaya çalıştık. En güzel sokaklarını gezdik, en canlı meydanlarının keyfini çıkardık. 

Otelden yürüyerek St. Maria Maggiore kilisinin yanından geçtik ve Kolezyum'un önüne çıktık. Her seferinde bu devasalığı beni büyülemiştir. Yaşadğınız şehrin ortasında böyle birşey odluğunu düşünsenize...





Kolezyum ve Foro Romano'nun yanından geçerek en sevdiğim meydana çıktık. 

İşte karşınızda Pizza Venezia, Venedik meydanı. Kolozyum ile Via del Corso yolunu birbirine bağlayan geniş meydanda yer alıyor. Önünde Vittoria Emmannuele'nin anıtı var. İçinde de meçhul asker anıtını görebilirsiniz. 

Genç İtalyan'lar bunun merdivenlerinde polis'in izin verdiği kadar oturup arkadaşlarını bekliyor genelde buluimak için. Ayrıca Roma'lılar bu anıtı hiç sevmiyorlar. Hepsi daktiloya benzetior. Halbuki bence çok güzel...


Venedik meydanının sağ tarafında tarihi kalıntılar bulunuyor. 





Bu çok sevdiğim meydanın tadını çıkarmak ve yan taraftaki kalıntıları iyice incelemek için bir bankta oturmaya karar verdik. O sırada S. aşağıdakiler ile bize süpriz yaptı. Temmuz sıcağı ve yürümenin verdiği harertle uzun dayanmadı biralar :)


Biralarımız sonrasında Roma'nın meşhur caddesi Via del Corso'ya adımımızı attık. Bu cadde üzerinde bir sürü ünlü mağazayı bulabilirsiniz. Özellikle Ağustos sonunda bir ziyaret planlıyorsanız. Emin olun gözleriniz yerinden uğratacak indirimlerle karşılaşabilirsiniz. Valizi büyük tutun derim. 

Sokakta yürürken sağınıza solunuza dikkat edin derim. Her sizi gülümsetecek birşey bulabilirsiniz. Özellikle sazlardan hayvan yapan arkadaş bizim çok dikkatimizi çekti. A. hemen bir çekirge kaptı...


 
Yürüyerek Fonta di Trevi'ye geldik. İlk gördüğümde bu çeşme beni acayip hayalkırıklığına uğratmıştı. Ara sokakta zengin bir ailenin arka bahçesi namına yapıaln bir çeşmenin bu kadar meşhur olmasıda enteresan. Ayrıca yapımının da hiç Aşk ile alakası yok. Bu isim nerden çıktı bilmiyorum. Zaten İtalyan'lar Trevi çeşmesi diyor. 

Bu çeşmeye sırt üstü otourduğunuz sağ eliniz ile geriye doğru para atıp dilek dilemeniz gerekiyor. Dilediğiniz dileklerin gerçek olacağına inanılıyor. Ben hep yeniden gelmeyi diledim. Hepte oldu...

Çeşmeye ayrıca birde akşam gelmenizi tavsiye ederim. Spotlar ile içindeki su çok güzel parlıyor ve çok romantik bir otam oluyor. Ben genelde geceleri mutlaka uğrarım. 


Hep böyle bir kalabalık var. Direk yemeye ve iteklenmeye hazır olun.


Dilerseniz meydandaki bu Gladyatör arkadaşlar ilede hatıra resmi çektirebilirsiniz. 


Acıkan karınlarımızı doyurmak için Fontana di Trevi önünden geçen cadde üzerinde devam ettik. Caddenin adı Via del Lavatorel de Vineria il Chianti adlı şarapevi/restorande yemek yedik.

Benimki ve bence en güzeli Pizza Capriciosa'ydı.



Bizim ilk ve son günümüz Romada geçti. Dönüşümüzün bir gün öncesi Roma'ye geri döndük. O günde canımız istediği yerleri gezdik. 

Önce Termiden metro'ya binerek Vatikan durağında indik. İndiğinizde sola dönüp ilk sokaktan tekrar sola dönünce karşınızda aşağıdaki muhteşem yeri göreceksiniz. Pizzarium, pizzayı yeniden yaratan yer.

Adres: Via Delle Meloria 43

Yanlız üzülerek pahalı bir yer olduğunu bildirmeliyim. Aldığımız dilimler tartılarak ücretleniriliyor. Resimlerde bazılarının fiyatları bellidir. Özellikle bufalo peynirli ve krem peynirli pizzalarını deneyin, ama yok yok kısıtlamayayım sizi hepsini deneyin. pişman olmazsınız. 







Yediklerimizi eritmek için yakın olan St. Pietro meydanına yürüyerek gittik. Devasa olması nedeni insana garip bir  hava veriyor. Gerçekten önemli bir yerde olduğunuzu anlıyorsunuz. Ben buranın bana verdiği o mistik duyguyu seviyorum. özelliklede gidince Da Vinci şifresinin ipuçlarını aramak eğlenceli oluyor :)

Daha sonra Roma'lılar arasında oldukça tutulan mekanlara sahip Trastevere bölgesine yürüdük. Nehrin kenarındaki bu yürüyüş gerçekten huzurlu...




Trastevere'de bulunan Riivendita Libri Cioccolata e Vino'yu bir ziyaret ettik. Burada ayıpçıl isimlere sahip shot'ları çikolata bardaklarında satıyorlar. Üzerine bol krema konulan shotlar tek seferde ağıza atılarak yeniyor. Dükkan'ın içide oldukça zevkli. bizim shot'lar Kamasutra, Punto G ve diğer öylesine seçtiğimi iki shot daha :)

Adres Vicolo del cinque 11/a Trastevere, Roma.





Yolda yürürken rastladığımız bir araba çok hoşumuza gitti.


Sonrası malum goygoy ...




Kafamız hafiften güzel olunca eğlenmek için Campo di Fiori'ye oradan Panteon meydanına yürüdük.
Köprü üzerinde kızlar konser veriyordu. Gerçekten iyiler!!!





Güzel kafalarımız ve dolu midemizle biz Roma'yı böyle fethettik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder